HavaDurumu-Bugün HavaDurumu-Yarın HavaDurumu-3.Gün HavaDurumu-4.Gün
Atatürk    TC Kültür ve Turizm Bakanlığı

SİVAS'IN TARİHÇESİ

 
           İl sınırları içerisinde yapılan arkeolojik araştırmalara göre Sivas, Neolitik dönemden bu yana iskân görmüştür. İl topraklarında M.Ö. 5000–3000 yılları arasını kapsayan Kalkolitik döneme ait çok miktarda yerleşim yeri tespit edilmiştir. Birkaç evden oluşan ve genellikle su kaynaklarına yakın ve alçak küçük tepeler üzerine kurulan kalkolitik yerleşimlerde dönemin kendine özgü seramikleri üretilmiştir. 3. binden başlayarak 1200 yıllarına kadar uzanan Eski Tunç devrinin her üç evresinde de (Erken, Orta ve Geç Tunç Çağları), Sivas sınırları içerisinde yapılan yüzey araştırmaları sonucunda çok sayıda yerleşim yeri tespit edilmiştir. II. binden başlayarak Tunç devrinin sonuna kadar geçen süreçte bölgede Hitit egemenliği bulunmaktadır. Kuşaklı ve Kayalıpınar arkeolojik kazılarından elde edilen sonuçlara göre bölgede önemli Hitit kentlerinin yer aldığı, buralarda tapınak, sivil binalar, sur sistemleri ve barajlar gibi önemli yapıların inşa edildiği anlaşılmaktadır. Bu dönemde ilk defa çömlekçi çarkı kullanılmaya başlanmış ve tablet adını verdiğimiz, kil üzerine yazılarak oluşturulan yazılı belgeler ortaya çıkmıştır. Kayalıpınar arkeolojik kazılarında, Asur kil tabletlerinin de ortaya çıkması, II. Binin başlarında Asur Ticaret Kolonileri çağında, bölgede önemli ticari faaliyetlerin olduğunu göstermektedir.
            M.Ö. 1200 yılında Hitit devletinin Trakya’dan gelen deniz kavimlerinin Anadolu’yu istilası sonucu yıkıldığını görüyoruz. Hitit devletinin yıkılmasından sonra orta Anadolu’da “Karanlık dönem” olarak adlandırılan 400 yıllık uzun bir süreçten sonra, bölgede Geç Hitit yerleşimleri ve Demirçağ olarak adlandırılan dönemde de Frig yerleşimlerine ait izleri görmekteyiz.
            M.Ö. 7. yüzyıldan itibaren Asur, İskit ve Med hâkimiyetine giren bölgede, M.Ö. 550 yılında Pers egemenliği başlamıştır. Makedonya Kralı Büyük İskender’in Anadolu’ya M.Ö. 334 ve 332 yıllarında yaptığı seferler sonrası Pers hâkimiyeti son bulmuş, şehir daha sonra Roma İmparatorluğunun egemenliği altına girmiştir. M.S. 395 yılında Roma İmparatorluğu parçalanınca, Doğu Roma İmparatorluğu sınırları içerisinde kalan şehir, Kapadokya bölgesinin önemli merkezlerinden biri olma konumuna gelmiştir.
            1071 yılında Türklerin Anadolu’yu fethine kadar Bizans Devleti hâkimiyetinde kalan şehir, daha sonra Danişmentli, Anadolu Selçukluları, Eretna ve Kadıburhanettin Devletleri gibi birçok devletin egemenliği altına girmiş, ayrıca 1243 Kösedağ savaşından sonra bir süre Moğol işgali altında kalmıştır. 1473 yılında Fatih Sultan Mehmet’in Erzincan sınırları içerisindeki Otlukbeli’nde, Akkoyunlulara karşı kazandığı savaşın ardından,  şehir Osmanlı egemenliğine girmiş ve Eyalet merkezi olmuştur. Sivas Ulusal Kurtuluş savaşının başlangıcını oluşturan Milli Mücadele yıllarında da Sivas Kongresine (4–11 Eylül 1919) ev sahipliği yaparak tarihteki önemli yerini bir kez daha elde etmiştir.
            Sivas İli, bütün bu tarihsel sürecin ortaya koyduğu arkeolojik, tarihi sitler ve bu uygarlıkların eserleri olarak yapılmış taşınır kültür varlıkları ve çok sayıda Taşınmaz anıtsal eserlerden oluşan zenginliği ve çeşitliliği bünyesinde barındıran bir kültür kentimizdir.
Bu site T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Bilgi Sistemleri Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanmıştır.
Bu sayfa 12847 kez gösterilmiştir.